Biz Bir Yere Gitmeden İsmimiz Gider!

Biz Bir Yere Gitmeden İsmimiz Gider!

Bir yere biz gitmeden ismimiz mutlaka gider. Başına ve sonuna bir şeyler eklenerek gider hemde. Ancak ne eklendiğini belki tahmin edebiliriz ancak asla bilemeyiz. Birileri ismimizin önüne ve arkasına sıfatlar yerleştirerek mutlaka bizden bahseder. Bu bilgiyi burada paketleyelim şimdilik ve bir paragraf açalım.

İletişim bir eylemdir ve bir amacı olmalıdır! Her an birileriyle iletişim halindeyiz ve mutlaka birilerine farkında olarak ya da olmadan kendimizi pazarlıyoruz. İlginç gelebilir ancak bu gerçeği bilerek kendimizi yeniden inşa etmek zorunda kalabiliriz. Yeni bir paragraf daha açıp bu paragrafı da paketleyelim:)

Önceki yazılarımdan birinde "network üretilmiş bir değerle oluşturulur" demiştim. Sözümün hala arkasındayım. Network oluşturmak demek birileriyle kart alış verişi  yapmak değildir. Kart alışverişini networking yapmak zannedenler kalıcı ilişkilere imza atamazlar. Ne sunabilirimi düşündükten sonra harekete geçip beklemek gerekebilir.

Türkiye'de özellikle işler yemek masalarında bağlanır. Toplantı masalarında ise sözleşmeler ve detaylar masaya yatırılır. Bir İngiliz atasözü der ki, "ne yaptığınız değil, kimi tanıdığınız önemli". Dolayısıyla networking iş dünyasında oldukça önemli.

İngiliz atasözü biraz ukalaca olmuş "önemli olan kimi tanıdığınızdır" diyerek. İstediğimiz kadar insan tanıyalım sahip olduklarımız dışında öz varlığımızla bir anlam ifade edemiyorsak kimi tanıdığımızın bir anlamı kalır mı? "Hee o mu, yaramaz adamdır" cümlesini birileri için mutlaka duymuşuzdur.

Biz bir yere gitmeden eğer ismimiz oraya gidiyorsa ve bu konuda bir şeyler yapmak zorundaysak network kaygısı olmaksızın maddi sahip olduklarımızın dışında kişiliğimizle var olabilmeli ve öz benliğimizi maddi varlıklarımızın dışında manevi motivasyonlarla inşa etmeliyiz. Yoksa netwkorkun ve sahip olduklarımızın hiç bir kıymeti harbiyesi kalmaz.